Dünyada artan ortalama yaşam süresi, gelişmiş ülkelerde 80, ülkemizde 70'li yaşları geride bırakmıştır. Kadınlarımız estrojen hormonla yaşadıkları süre kadar estrojensiz yaşama mahkumdur. Fizyolojik doğal yaşayan kadın için kaçınılmaz bir olay olan menepoz kanıksamıştır. Herkes tarafından doğal kabul edilmesi nedeniyle, çok şiddetli erken semptomların görüldüğü küçük bir hasta grubu tedavi için kliniklere başvurmaktadır. Oysa erken semptomlar dediğimiz sıcak basmaları, teleme, ağlama nöbetleri, alınganlık, unutkanlık gibi daha pek çokları herkesçe bilinen semptomların tedavi olanağı vardır.

Kardiovasküler hastalık ve kalp krizleri gelişen teknolojiye rağmen dünyada ölümlerin en büyük kısmını oluşturmaktadır. Yine oateoporoz ve oluşturduğu kırıklar insanlığın sinsi hastalığı olarak bilinmektedir. Oysa ülkemizde, doktorlarımız, kadınlarımız sözlü ve yazılı basında konuya ilgi yeterli değildi.

Bir erkek hastalığı haline geldiği bilinen enfaktüsün menopoz sonrası dönemde bir kadın hastalığı olduğu, kadın ölümlerinde ilk sırayı oluşturduğu konusunda kadınlarımız bilinçlendirilmesi gerekliydi.

Estrogen korkusunun bir eğitim kampanyası ile doktorlara, halkımıza ve basına son görüşler ışığında açıklanması ve tedavinin yararı anlatılmalıydı.

Önümüzdeki on yıl içinde ortalama yaşam süresinin 75'li yaşları bulması beklendiği ülkemizde osteoporoz kırıklarından korunmak için, ostrojenin gereği halkımıza anlatılmalı, sosyo ekonomik kayıplara dur denmeliydi.

Yukarıda belirttiğimiz gerekçeler ile 1992 yılında ülkemizde konuya ilgi duyan doktorlar bir araya gelerek, Ulusal Menepoz ve Osteoporoz Derneği'ni kurdu. Gayemiz kongreler düzenlemek, bu vesile ile yurtdışından, konularında uzman konuşmacıları ülkemize davet ederek, doktorlarımızın hizmetine sunmaktı. Ayrıca bu konuda paneller düzenlemek, broşürler ve bir kitap yayınlamak amacımızdı. Bunun dışında. Kadınlarımıza konferanslar ve toplantılar düzenleyerek eğitmek ve basınımız da son güncel bulgular ışığında konuya ilgilerini sağlamak ve bugüne kadar okumuş yanlış bilgilendirmeyi önlemek istiyorduk.

Bu amaçların ışığında 1992 yılının Eylül ayında ilk kongremizi düzenlemeyi planlayarak çalışmaya başladık.

Kadınlarımızın yaşam kalitesini arttırmak için, estrogenin kullanılması gereğini öğreteceğimiz günlerin beklentisi ile 3000 sağlıklı kadında kemik yoğunluğu ölçüm kampanyasını da başlatarak, çalışmalarımıza başladık.

Bu konudaki sloganımla herkese merhaba demek istedik. ''Kadın her zaman güzeldir.''

Saygılarımla
Prof. Dr. Erdoğan ERTÜNGEALP
Dernek Başkanı